Şeytan
Şeytan Kimi Azdıramıyor?
Resullullah (s.a.) Efendimiz,
yukarıdaki soruları sorduktan ve şeytanın
verdiği cevaplar kısmen bittikten sonra, şöyle
buyurdu:
- Ümmetime saadet ihsan eden; seni taa, belli
bir vakte kadar şeki kılan Allah'a hamd olsun.
Resullullah (s.a.) Efendimiz' in o cümlesini
duyan lain iblis şöyle dedi :
- Heyhat, heyhat... Ümmetin saadeti nerede? Ben,
o belli vakte kadar diri kaldıkça, sen ümmetin
için nasıl ferah duyarsın?.. Ben, onların kan
mecralarına girerim. Etlerine karışırım. Ama
onlar, benim bu halimi göremez ve bilemezler.
Beni yaradan ve baas gününe kadar bana mühlet
veren Allah'a yemin ederim ki: Onların tümünü
azdırırım. Cahillerini ve alimlerini...
Ümmilerini ve okumuşlarını... Facirlerini ve
abidlerini .. Hasılı, bunların hiçbiri elimden
kurtulamaz. Fakat, Allah'ın halis kullarını...
Evet, bunları azdıramam.
Bunun üzerine Resullullah (s.a.) Efendimiz sordu
:
-Sana göre ihlas sahibi olan muhlis kullar
kimlerdir ?
-Bilmez misin? ya Muhammed, bir kimse ki,
dirhemini ve dinarını sever ... O Allah için bir
ihlasa sahip değildir. Bir kimseyi görürsem ki;
dirhemini dinarını sevmez; övülmekten,
medhedilmekten hoşlanmaz.. bilirim ki o : ihlâs
sahibidir... Hemen onu bırakır kaçarım.
Bir kul malı ve övülmeyi sevdiği süre, kalbi de
dünya arzularına bağlı kaldığı müddet, o size
vasfını yaptığım kimseler arasında bana en çok
itaat edendir. Bilmez misin ki: mal sevgisi,
büyük günahların en büyüğüdür. Bilmez misin ki
ya Muhammed, baş olma sevgisi yine büyük
günahların en büyükleri arasındadır.
Ya Muhammed, bilmez misin? Benim yetmiş bin tane
çocuğum var. Bunların her birini bir başka yere
tayin etmişimdir. Sonra o her çocuğumla birlikte
yine yetmiş bin tane şeytan vardır. Onların bir
kısmını ulemaya gönderdim. Bir kısmını gençlere
yolladım. Bir kısmını da, meşayihe saldım. Bir
kısmını da ihtiyar kadınlara musallat ettim.
Gençlere gelince, aramızda hiçbir anlaşmazlık
yoktur. Onlarla gayet iyi geçiniriz. Çocuklara
gelince... onlarla da, bizimkiler istedikleri
gibi birlikte oynarlar. Bizimkilerin bir kısmını
da abidlerin başına dert ettim. Bir kısmını da
zahidlerin. Onlar bunların yanına girer; halden
hale sokarlar. Bir tepeden öbürüne ... hep
dolaştırıp dururlar. Öyle bir hal alırlar ki;
başlarlar, sebeplerden herhangi birine
sövmeye... İşte... böylece, onlardan ihlası
alırım. Onlar bu halleri ile yaptıkları ibadeti,
ihlassız yaparlar gayrı .. Ama , bu hallerin
farkında olmazlar. Bilmez misin; ya Muhammed,
Rahip Borsisa: tam yetmiş yıl ihlas ile Allah' a
ibadet etti. Bu ibadetleri sonucunda ona öyle
bir hal ihsan edilmişti ki ; Her dua ettiği
hasta, duası ve bereketi ile şifa oluyordu. Onun
peşine takıldım. Zina etti. Katil oldu. Sonunda
da küfre girdi. Bu o kimsedir ki ; Allah-ü Teala
aziz kitabında , ona şöyle anlatır :
"Şeytan hali gibidir ki; o insana: 'Kafir ol ..
Dedi. Vaktaki o kafir oldu.: bu defa ona şöyle
dedi: Ben senden uzağım... Ben alemlerin Rabbi
olan Allah'tan korkarım ." (59/16)
|